pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 HAYATÜ SSAHABE 1. BÖLÜM: Valisini
Valisini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Valisini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2022 Pazar

Hz. Ömer’in Bahreyn Valisini Azarlaması

Hz. Ömer’in Bahreyn Valisini Azarlaması Yezîd b. Ebî Mansûr anlatıyor: Bahreyn valisi İbnü’l-Cârûd, Müslümanların düşmanıyla yazışma yaptığına veya düşmanlara sığınma niyetinde olduğuna dair aleyhinde kesin deliller bulunan “Ediryâs” adında birinin boynunu vurdurmuştu. Ediryâs öldürülürken, “Ey Ömer, neredesin? Ey Ömer, yetiş?” diye feryat etmişti. Hz. Ömer durumu öğrenince Bahreyn valisine mektup yazdı ve onu Medine’ye çağırdı. Hz. Ömer elinde bir mızrak ile beklerken vali, Hz. Ömer’in yanına geldi. Hz. Ömer: “Evet, Ediryâs! Evet, Ediryâs!” diyerek elindeki mızrağı kaldırıp valinin sakalına vurdu. Vali: “Ey Müminlerin Emîri! O, Müslümanların gizli hâllerini düşmana yazan ve onlara katılma niyetinde olan biriydi.” dedi. Hz. Ömer: “Demek, sen onu düşman tarafına geçmeye niyetlendiği için öldürdün, öyle mi? Hangimiz, suç işlemeyi gönlümüzden geçirmiyoruz ki! Eğer vali öldürmenin âdet hâline getirilmesinden çekinmeseydim, ona karşılık seni şimdi öldürürdüm!” dedi.109 108 el-Hindî, Kenzu’l-Ummâl 12/873 (36010) 109 el-Hindî, Kenzu’l-Ummâl 15/135 (40168) Ashâb- ı Kirâm' ı n Birlik ve Beraberli ğ e Verdi ğ i Önem 459 Aynı Konuda Zeyd b. Vehb’in Hadisi “Bir gün Hz. Ömer (radıyallahu anh), ellerini kulaklarına koymuş vaziyette: “Evet, ben buradayım? Evet, ben buradayım!” diyerek dışarı çıktı. Oradakiler, “Ömer’in nesi var?” diye sordular. Ömer’in yakınlarından birisi şunları anlattı: “Komutanlarından birinden mesaj geldi: İslâm ordusu bir nehirden geçememiş, gemi de bulamamış. Komutan, ‘Bize nehrin derinliğini bilen bir adam bulun.’ demiş, onlar da ihtiyar birini getirmişler. Hava da çok soğukmuş. İhtiyar, ‘Ben soğuktan korkuyorum.’ demişse de komutan onu zorlayıp nehre sokmuş. Adam soğuğa dayanamamış, ‘Yâ Ömer, neredesin?’ diye feryat ederek boğulmuş ve ölmüş. Hz. Ömer durumu öğrenince, komutanın Medine’ye gelmesini mektupla emretti. Komutan geldi. Hz. Ömer, birkaç gün adamın yüzüne bile bakmadı. Birisine kızdığında hep böyle davranırdı. Komutana: ’Öldürdüğün adam ne yapmıştı?’ diye sordu. ‘Ey Müminlerin Emîri, onu öldürmek kastında değildim. Nehirden geçebilecek bir yer bulamayınca, suyun derinliğini öğrenmek istemiştik. Üstelik şu şu yerleri de fethettik.’ dedi. Hz. Ömer: ‘Benim gözümde bir Müslümanın hayatı, getirdiğin her şeyden daha hayırlıdır! Eğer bir sünnet ve teâmül olacağından endişe duymasaydım, senin boynunu vururdum. Haydi git ve ölen adamın yakınlarına diyetini ver. Çık git buradan, seni bir daha görmeyeyim!’ dedi.”110