- Ana Sayfa
- Saîd b. Âmir’in Hz. Ömer’e Nasihati
- Hz. Ömer’in Onlara Cevabı
- Hz. Ebû Ubeyde Ettiği Vasiyet
- Hz. Ebû Bekir’in, Yaşayış Tarzı
- OLUMSUZ CEVAP VERENLER
- İSLÂM’A DAVET EDİLENLER
- İLK MÜSLÜMANLAR
- PEYGAMBER VE ASHABI
- RESULULLAH(SAV)İN YAŞAMI
- RESULULLAH(SAV)İN AHLAKI
- HZ ÖMER(RA)
- HZ EBUBEKİR
- YÖNETİCİ UYUMU
- HZ HASANIN ŞEHİT EDİLMESİ
- HZ. HÜSEYİNİN ŞEHİT EDİLMESİ
- RESULULLAH(SAV)İN SAVAŞLARI
- RESULULLAH(SAV)IN AFFFEDİCİLİĞİ
- RESULULLAH(SAV)IN MERHAMETİ
- PEYGAMBERİMİZİN VEFATI
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
Hz. Ebû Bekir’in etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hz. Ebû Bekir’in etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Eylül 2022 Pazar
Hz. Ebû Bekir’in Hz. Ömer’e Tavsiyeleri
Hz. Ebû Bekir’in Hz. Ömer’e Tavsiyeleri Mâlikoğullarından el-Eğarr anlatıyor: Hz. Ebû Bekir (radıyallahu anh), Hz. Ömer’i (radıyallahu anh) veliaht yapmak istediği zaman onu huzuruna çağırarak şunları söyledi: “Benden sonra, yorucu bir vazife olan hilâfet görevini üstlenmeni istiyorum. Ey Ömer, buyruklarına itaat etmek suretiyle Allah’tan kork; çünkü takva sahibi insan, daima emniyet ve sıyanet altındadır. Hilâfet makamı, onun gereğini yerine getirebilecek ve hakkını verebilecek olanlara teklif edilmeli. Bir kimse; başkalarına hakkı emredip kendisi bâtılın peşinden gider ve halka iyiliği anlatıp da kendisi kötülükleri işlerse çok sürmez, güvenilirliğini kaybeder ve yaptıkları tümüyle boşa gider. Müslümanların idaresini üzerine alırsan, ellerini onların kanlarından, mideni de mallarından uzak tut ve diline sahip ol, onurlarını kırma. Güç ve kuvvet Allah’ın elindedir.”134
Hz. Ebû Bekir’in Vefat Ederken Ettiği Vasiyet
Hz. Ebû Bekir’in Vefat Ederken Ettiği Vasiyet Abdurrahman b. Sâbit anlatıyor: Hz. Ebû Bekir (radıyallahu anh) vefat edeceği sırada Ömer’i (radıyallahu anh) çağırarak ona şu vasiyeti yaptı: “Ey Ömer! Allah’tan kork! Şunu iyi bil: Allah’ın, gündüz yapılmasını istediği birtakım işler vardır ki, bunları gece yapıldığında kabul etmez. Gece yapılmasını istediği birtakım ameller de vardır ki, gündüz yapılırsa kabul buyurmaz. Farzlar hakkıyla eda edilmezse, nafile ibadetleri de kabul etmez. Kıyamet günü, terazide, bazı insanların sevap hanesinin ağır gelmesinin sebebi, dünyada iken Hakk’a tâbi olmalarıdır. Hakkın yerleştirildiği bir terazinin ahirette ağır çekmesi ise kesindir. Kıyamet günü, terazide, bazı insanların sevap hanelerinin hafif gelmesinin nedeni ise, dünyada iken bâtılın peşinden gitmeleridir. İçinde bâtılın bulunduğu bir terazinin de, yarın hafif gelmesi gayet normaldir. Allah Teâlâ, cennet ehlini anarken onları en güzel amelleri ile anmış, onların kötü hareketlerine hiç değinmemiştir. Ben, cennettekileri hatırladığımda ‘Aralarına katılamam!’ diye endişe duyuyorum. Cenâb-ı Hak, cehennemlikleri ise en kötü amelleriyle yâd etmekte, onların iyi davranışlarını ise yüzlerine çarpmakta! Bunları hatırladığım zaman da ‘Onlardan olur muyum?’ diye titriyorum.” Râviler derler ki: Ebû Bekir daha sonra Kur’ân-ı Kerîm’den pek çok rahmet ve azap âyetleri okudu ve akabinde şunları söyledi: “Ey Ömer! Mümin bir kul ümit ve korku arasında olmalı. Allah’tan, hakkın dışında bir temennide bulunmamalı, Allah’ın rahmetinden de ümidini kesmemelidir. Nefsini, kendi eliyle tehlikeye atmamalı. Ey Ömer, eğer vasiyetimi iyice tutarsan muhakkak olan ölümü seve seve karşılarsın. Yok, vasiyetimi tutmazsan ölümden daha çok nefret ettiğin bir şey olamaz! Ölümden kaç- Ashâb- ı Kirâm' ı n Birlik ve Beraberli ğ e V
Hz. Ebû Bekir’in, Şürahbil b. Hasene’ye Tavsiyeleri
Hz. Ebû Bekir’in, Şürahbil b. Hasene’ye Tavsiyeleri Muhammed b. İbrâhîm b. Hâris et-Teymî anlatıyor: Hz. Ebû Bekir (radıyallahu anh), Hâlid b. Saîd’i (radıyallahu anh) azlettiği zaman ordu komutanlarından Şürahbil b. Hasene’ye şunları tavsiye etti: “Hâlid b. Saîd’e değer ver, onun senin üzerindeki hakkını unutma. O senin kumandanın olsaydı, ondan neler bekleyeceğini düşün ve ona o şekilde davran. Onun İslâm’daki konumunu biliyorsun. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat ettiğinde, Hâlid b. Saîd onun valisi idi. Ben de, onu aynı göreve atamıştım; ama sonra azlini uygun gördüm. Belki, bu onun için daha hayırlı olur. Kendisini, maiyetine gireceği ordu komutanını seçmekte serbest bıraktığımda; o, seni başkalarına, hatta amcasının oğlu Yezîd b. Ebî Süfyân’a tercih etti. Sen, hayrı tavsiye edecek muttaki bir kimsenin görüşlerine başvurmak zorunda kaldığında, ilk önce Ebû Ubeyde b. Cerrâh’a, sonra Muâz b. Cebel’e, üçüncü olarak da Hâlid b. Saîd’e danış. Muhakkak, bu zatlarda hayırlı görüşler bulacaksın. Onlarla istişare etmeden hiçbir şey yapma, aldığın haberleri onlarla mutlaka paylaş.”138
Kaydol:
Yorumlar (Atom)