- Ana Sayfa
- Saîd b. Âmir’in Hz. Ömer’e Nasihati
- Hz. Ömer’in Onlara Cevabı
- Hz. Ebû Ubeyde Ettiği Vasiyet
- Hz. Ebû Bekir’in, Yaşayış Tarzı
- OLUMSUZ CEVAP VERENLER
- İSLÂM’A DAVET EDİLENLER
- İLK MÜSLÜMANLAR
- PEYGAMBER VE ASHABI
- RESULULLAH(SAV)İN YAŞAMI
- RESULULLAH(SAV)İN AHLAKI
- HZ ÖMER(RA)
- HZ EBUBEKİR
- YÖNETİCİ UYUMU
- HZ HASANIN ŞEHİT EDİLMESİ
- HZ. HÜSEYİNİN ŞEHİT EDİLMESİ
- RESULULLAH(SAV)İN SAVAŞLARI
- RESULULLAH(SAV)IN AFFFEDİCİLİĞİ
- RESULULLAH(SAV)IN MERHAMETİ
- PEYGAMBERİMİZİN VEFATI
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
Hz. Ömer’in Onlara Cevabı
Hz. Ebû Ubeyde ve Hz. Muâz’ın, Hz. Ömer’e Mektubu ve Hz. Ömer’in Onlara Cevabı Muhammed b. Sûka anlatıyor: Bir gün, Nuaym b. Ebî Hind’in yanına gittim. Nuaym b. Ebî Hind, bana yazılı bir sayfa çıkarıp verdi. Sayfada şunlar yazılıydı: “Ebû Ubeyde b. Cerrâh ile Muâz b. Cebel’den Ömer b. Hattâb’a: Selâm sana! Nefsini ıslah etmede hassas olduğunu bildiğimiz hâlde, sana yine de bazı tavsiyelerde bulunacağız: “Gerek siyah ırktan gerek esmer ırktan olsun, bu ümmetin tamamının idaresini üzerine aldın. Huzurunda soylular da oturuyor, sıradan kimseler de. Düşmanın da var, dostun da. Herkesin de, adaletten bir hissesi var. Ey Ömer! Bu nedenle, adil hareket edip etmediğini tekrar gözden geçir. Biz sana, başların eğileceği, yüreklerin duracağı, Allah Teâlâ’nın delillerinin yanında başka delillerin bir hiç olacağı günü, hatırından çıkarmamanı tavsiye ederiz. O, öyle bir gündür ki, o gün bütün yaratıklar O’nun huzurunda boyun eğecek, rahmetini ümit edecek, azabından tir tir titreyecek. Ey Ömer! Önceleri bizler aramızda, “Bir zaman gelecek ki bu ümmetin fertleri, zahiren dost görünecek, fakat içten içe birbirlerine düşmanlık besleyecekler.” diye konuşurduk. Gönlümüzden gelen samimi duygu ve düşünceleri anlattığımız şu mektubun, maksadının aksi istikametinde anlaşılmasından Allah’a sığınırız. Bunu, sırf sana nasihat için yazdık. Selâm ediyoruz!” 154 el-Hindî, Kenzu’l-Ummâl 12/801 (35807) Ashâb- ı Kirâm' ı n Birlik ve Beraberli ğ e Verdi ğ i Önem 487 Hz. Ömer de şu cevabı gönderdi: “Ömer’den Ebû Ubeyde ile Muâz’a: Selâm size. Mektubunuzu aldım. Nefsimin ıslahı için ciddi çaba gösterdiğimi bilmenize rağmen bana nasihatte bulunacağınızı, bu ümmetin tamamının idare sorumluluğunu üzerime aldığımı, huzurumda, hem soyluların hem de sıradan kimselerin oturduğunu, dostumun ve düşmanımın bulunduğunu, herkese âdil davranmam gerektiğini, âdil davranıp davranmadığımı gözden geçirmemi yazıyorsunuz. Size şunu söyleyeyim ki: Ömer’in elinde hiçbir güç yoktur. Ömer, ancak Allah’ın verdiği güç ve kuvvetle işlerini yürütüyor ve çalışıyor. Bizden önceki toplumların uğradıkları âkıbete uğramama konusunda da, beni uyarıyorsunuz. Öteden beri, gece ile gündüzün birbirini takip etmesi insanların ömürlerini tüketmekte, uzak olanı yakınlaştırmakta, her yeniyi eskitmekte, vadedilen her şeyi getirmektedir. İnsanlar, cennet veya cehennemdeki yerlerini alıncaya kadar bu böyle sürüp gidecek! Sonra, bu ümmetin fertlerinin son zamanlara doğru birbirlerine dost görüneceklerini, fakat sinelerinde birbirlerine karşı düşmanlık besleyeceklerini yazıyor; beni bu noktada ihtiyatlı olmaya çağırıyorsunuz. Sizler o kimselerden değilsiniz, bu zaman da o bahsettiğiniz devir değildir! O; dünyaya yönelişin çoğaldığı, insanların birbirlerinden korktuğu, dünya hayatlarını yoluna koymak için birbirlerine karşı zâhiren iltifat ettikleri bir dönem olacak! Mektubunuzun, maksadınızın aksi istikametinde anlaşılmasından Allah’a sığınıyorsunuz. Mektubunuzu, sırf bana iyilik etmek için yazdığınızın farkındayım ve size gönülden inanıyorum. Mektup yazmayı ihmal etmeyin, nasihatlerinize ihtiyacım var. Selâmlar.”155
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder