pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 HAYATÜ SSAHABE 1. BÖLÜM: KİMLER
KİMLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KİMLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2022 Pazar

9. KİMLER AMİR YAPILMALIDIR?


9. KİMLER AMİR YAPILMALIDIR?
Cemaat Arasında, Kur’ân’ı En İyi Bilen Kişinin Yöneticiliğe Lâyık Olması Ebû Hureyre’den (radıyallahu anh) rivayet olunmuştur: “Bir defasında Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sayıları oldukça fazla olan bir askerî birliği bir yere gönderirken, birliktekilerin her birine Kur’ân okutturdu. Herkes bildiğini okudu. Derken, Resûlullah içlerinden en genç olanlarının yanına vardı ve ona: “Ey falan, senin ezberinde ne kadar var?” diye sordu. O da: “Şu şu yerler ile bir de Bakara sûresi ezberimde.” cevabını verdi. Allah Resûlü: “Bakara sûresi ezberinde, öyle mi?” dedi. Adam, “Evet.” dedi. Bunun üzerine, Resûlullah “Öyleyse git! Onların komutanı sensin.” buyurdu. Birliğin içinde bulunan eşrafa mensup birisi: “Vallahi, beni Bakara sûresini öğrenmekten alıkoyan, gereğince amel edememe endişesi duyuyor olmamdı; başka bir şey değil.” dedi. Bunun üzerine Allah Resûlü: “Kur’ân’ı öğreniniz ve okuyunuz. 45 İbn Hacer, el-İsâbe 2/109. 46 Ebû Dâvud, Sünen 2/42 (2608) Ashâb- ı Kirâm' ı n Birlik ve Beraberli ğ e Verdi ğ i Önem 423 Kur’ân’ı öğrenip okuyan, kokusu her tarafa yayılan misk dolu bir tuluma benzer. Kur’ân’ı öğrenip de ezberinde olduğu halde okumadan yatan bir kimse de, ağzı bağlı misk dolu bir tulum gibidir.” buyurdu.47 Hz. Ebû Bekir’in, Bedir Harbi’ne Katılanları Amir Yapmaktan Kaçınması Ebû Bekir b. Muhammed el-Ensâri anlatıyor: Hz. Ebû Bekir’e (radıyallahu anh): “Ey Allah Resûlü’nün halifesi! Bedir Harbi’ne katılanları neden yönetici olarak atamıyorsun?” diye sorulduğunda Hz. Ebû Bekir şu karşılığı verdi: “Onların değerlerini biliyorum! Ama kendilerini dünya ile kirletmek istemiyorum!”48 Hz. Ömer’in Vali Ataması İle İlgili Bir Mektubu Hârise b. Mudarrib anlatıyor: Hz. Ömer (radıyallahu anh) bize şu mektubu yazmıştı: “Size Ammar b. Yâsir’i vali, Abdullah b. Mesud’u da muallim ve yardımcı olarak gönderdim. İkisi de Resûlü Ekrem’in seçkin ashâbından ve Bedir Harbi’ne katılanlardandır. Dininizi onlardan öğreniniz ve onlara uyunuz. Ben Abdullah b. Mesud’u göndermekle, gerçekten sizi kendi nefsime tercih ettim. Osman b. Huneyf ’i de Irak’ın kasaba ve köylerine gönderdim. Ücret olarak, kendilerine her gün için bir koyun takdir ettim. Koyunun yarısı ile içindeki sakatat Ammar b. Yâsir’indir; diğer yarısı da üçü arasında bölüştürülecektir.”49 47 Tirmizî, Sünen 5/156 (2876) 48 Ebû Nuaym, Hilye 1/37 49 el-Hindî, Kenzu’l-Ummâl 4/878 (11636) Hayatu's-Sahabe 424 Valilik Vazifesini Üstlenip de Kurtuluşa Erenler Şakîk b. Seleme anlatıyor: Hz. Ömer, Hevâzin kabilesinin zekâtlarını toplamak üzere Bişr b. Âsım’ı (radıyallahu anh) görevlendirdi. Bişr, çekindiği için gitmedi. Hz. Ömer, onunla karşılaştığında: “Neden gitmedin? Bizi dinlemek ve itaat etmek zorunda değil misin?” diye sordu. Bişr b. Âsım, “Elbette! Devlet başkanımıza uymak zorundayım. Ama ben Peygamberin şöyle buyurduğunu duymuştum: ‘Her kim Müslümanların bir işini üstlenirse kıyamet günü o kimse getirilir, cehennem köprüsü üzerinde durdurulur. İyi davranmışsa kurtulur, kötü hareket etmişse bastığı yer yarılır, derinliği yetmiş yıllık bir mesafe olan uçurumdan aşağı yuvarlanır.” diye cevap verdi. Bişr’in bu cevabı üzerine, Hz. Ömer mahzun ve kederli bir şekilde oradan ayrıldı. Yolda Ebû Zer ile karşılaştı. Ebû Zer: “Ey Müminlerin Emîri, seni bitkin ve üzgün görüyorum.” dedi. Hz. Ömer: “Nasıl üzüntülü olmayayım ki, Bişr b. Âsım’ı gördüm. Bana Allah Resûlünden, “Her kim Müslümanların bir işini deruhte ederse...” diye başlayan hadisi nakletti.” dedi. Ebû Zer: “Sen bunu Resûlullah’tan işitmemiş miydin?” diye sordu. “Hayır!” dedi Hz. Ömer. “Şehadet ederim ki, ben de Resûlullah’tan şöyle duymuştum: ‘Her kim Müslümanlardan birine bir görev yüklemişse, o kişi kıyamet günü getirilir, cehennem köprüsü üzerinde durdurulur. Eğer görevli kişi görevini iyi yapmışsa görevlendiren de kurtulur. Görevli, görevini kötü yapmışsa köprü üzerinde durduğu kısım yarılır ve derinliği yetmiş yıllık bir mesafe ve zifiri karanlık olan uçurumdan aşağı yuvarlanır.’ Ey Ömer, gönlünü bu iki hadisten hangisi daha çok sızlattı?” dedi Hz. Ebû Zer. Hz. Ömer: “İkisi de gönlümü sızlattı. Bu tehlikeler karşısında hilâfeti kim üstlenir?” dedi. Ebû Zer: “Hilâfete, ancak Allah’ın, burnunu yere sürttüğü ve zelil kıldığı kimse talip olabilir. Şu var ki yâ Ömer, biz senin hakkında Ashâb- ı Kirâm' ı n Birlik ve Beraberli ğ e Verdi ğ i Önem 425 hayırdan başka bir şey bilmiyoruz. Şayet hilâfeti, adaleti gözetmeyecek birine bırakırsan bunun vebalinden kurtulamazsın!” dedi.