19. EBÛ CEHİL’İN OĞLU İKRİME’NİN İSLÂM’A GİRİŞİ Abdullah b. Zübeyr (radıyallahu anh) anlatıyor: “Mekke’nin fethedildiği gün Ebû Cehil’in oğlu İkrime’nin hanımı Ümmü Hakîm Müslüman olunca Allah Resûlüne: “Yâ Resûlallah, İkrime senin kendisini öldüreceğinden korkarak Yemen’e kaçtı. Hayatı için güvence verin de geri gelsin.” dedi. Resûlullah: “Pekâlâ, hayatına dokunulmayacaktır.” diyerek güvence verdi. Bunun üzerine Ümmü Hakîm, Rum asıllı kölesi ile birlikte kocasını aramaya başladı. Kölesi, yolda kendisine şehvet kastıyla yaklaşmak istedi. O da, köleyi oyalaya oyalaya en sonunda canını “Akk” kabilesinden bir ailenin yanına attı. Onlardan yardım istedi. Onlar da, köleyi sıkıca bağladılar. Ümmü Hakîm, Hicaz sahillerinin ücra bir köşesinde İkrime’yi buldu. Bulduğunda İkrime bir gemiye binmişti. Geminin kaptanı ona: “Seni kurtaracak şeyi söyle!” diyordu. İkrime: “Ne söyleyeyim?” demiş. Kaptan da “Allah’tan başka ibâdete lâyık bir ilâh yoktur, de!” diye cevap vermiş. İkrime: “Ben de bunu söylememek için kaçtım!” demiş. Gemi kaptanıyla İkrime arasında bu konuşmalar geçerken Ümmü Hakîm çıkagelmişti. Ümmü Hakîm İkrime’ye ısrarla: “İnsanların en vefalısının, en iyisinin, en hayırlısının yanından geliyorum; kendini ferah tut, bu kadar üzülme!” diyordu. Bunun üzerine İkrime durdu. Ümmü Hakîm yanına gitti ve: “Allah Resûlünden senin için güvence istedim.” dedi. “Bunu sen 100 el-Hindî, Kenzu’l-Ummâl 10/677 (29931) Hayatu's-Sahabe 142 mi yaptın?” dedi İkrime. “Evet, ondan eman istedim, o da senin için eman verdi.” diye karşılık verdi Ümmü Hakîm. Birlikte geri döndüler. Hanımı, Rum kölesinin yaptıklarını İkrime’ye anlatınca İkrime kölesini öldürdü. O zaman, İkrime henüz Müslüman olmamıştı. İkrime Mekke’ye yaklaşınca Peygamberimiz, ashâbına: “Ebû Cehil’in oğlu İkrime mümin ve muhâcir olarak size geliyor. Sakın onun babasına küfretmeyiniz. Çünkü ölüye küfretmek, ölüye zarar vermemekle birlikte, hayatta bulunanı incitir!” buyurdu. Râvi der ki: İkrime hanımıyla birlikte Mekke’ye doğru giderken ona yaklaşmak istedikçe hanımı karşı koyarak: “Sen kâfirsin, ben ise Müslümanım!” diyordu. İkrime de: “Seni benden uzaklaştıran bu dava, çok büyük bir dava olmalı.” diye mukabelede bulunuyordu. Peygamberimiz, İkrime’yi görünce sevincinden ona doğru fırlayıp ayağa kalktı. İkrime, Allah Resûlünün önünde durdu. Hanımı da yanındaydı. İkrime: “Yâ Muhammed, (hanımını işaret ederek) şu kadın senin bana eman verdiğini söyledi, doğru mudur?” dedi. Efendimiz: “Doğrudur, sen güvencemiz altındasın.” buyurdu. İkrime: “Bizi neye çağırıyorsun?” diye sordu. Allah Resûlü: “Seni, Allah’tan başka ibadete layık bir ilâh olmadığına inanmaya, benim; Allah’ın Peygamberi olduğuma şehadet getirmeye, namaz kılmaya, zekât vermeye, şunları ve şunları yapmaya çağırıyorum.” buyurarak İslâm’ın esaslarını saydı. İkrime: “Vallahi sen sadece hakikate ve pek güzel bir işe çağırıyorsun. Allah’a yemin ederim ki, sen bu davetini yapmadan önce de içimizde en doğru sözlü, en çok iyiliksever insandın. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka Hak Ma’bûd yoktur. Şehadet ediyorum ki, Muhammed Allah’ın kulu ve Resûlüdür!” dedi. Allah Resûlü, buna pek memnun oldu. Sonra İkrime: “Yâ Allah'a ve Resûlüne Davet 143 Resûlallah, daima söyleyebileceğim en hayırlı sözü bana öğret.” dedi. Resûlü Ekrem: “Eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resûluh” dersin.” buyurdu. İkrime: “Başka ne söyleyeyim?” dedi. Resûlü Ekrem Efendimiz: “Allah ve burada bulunanlar şahit olsun ki; artık ben bir Müslüman, mücahid ve muhâcirim, diye söylersin.” buyurdu. İkrime de bunları söyledi. Peygamberimizin İkrime’ye Dua Buyurmaları Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), İkrime’ye: “Herhangi bir kimseye verebileceğim bir şeyleri bugün benden iste, onu muhakkak sana veririm.” buyurdu. İkrime: “Sana karşı yaptığım bütün düşmanlıklarım, düşmanlık için attığım her adımım, düşmanlık için seninle karşılaştığım her yer, yüzüne karşı yahut gıyabında söylediğim her söz için benim nâmıma Allah’tan af dilemeni istiyorum.” dedi. Peygamber Efendimiz de: “Allah’ım! Bana karşı yaptığı her türlü düşmanlığı, senin nurunu söndürme maksadıyla attığı bütün adımları bağışla. Yüzüme karşı yahut da gıyabımda şahsıma yaptığı hakaretlerden dolayı onu mağfiret et!” buyurdu. İkrime: “Yâ Resûlallah, artık senden razıyım! Vallahi yâ Resûlallah, Allah yolundan menetmek için harcadığım enerjinin iki katını bundan böyle Allah yolunda harcayacağım. Yine, Allah’ın yolundan insanları engellemek için yaptığım savaşların iki mislini Allah rızası için yapacağım!” dedi. İkrime daha sonra katıldığı savaşlarda, var gücüyle çarpıştı. Hz. Ebû Bekir’in hilafeti zamanında ‘Ücnâdeyn Harbi’nde şehit oldu. Allah Resûlü, onu Veda Haccı’nın olduğu sene, Hevazin’- deki zekâtları toplamak üzere görevlendirmişti. Efendimiz vefat ettiğinde, İkrime Tebâle beldesinde görev yapıyordu.1
- Ana Sayfa
- Saîd b. Âmir’in Hz. Ömer’e Nasihati
- Hz. Ömer’in Onlara Cevabı
- Hz. Ebû Ubeyde Ettiği Vasiyet
- Hz. Ebû Bekir’in, Yaşayış Tarzı
- OLUMSUZ CEVAP VERENLER
- İSLÂM’A DAVET EDİLENLER
- İLK MÜSLÜMANLAR
- PEYGAMBER VE ASHABI
- RESULULLAH(SAV)İN YAŞAMI
- RESULULLAH(SAV)İN AHLAKI
- HZ ÖMER(RA)
- HZ EBUBEKİR
- YÖNETİCİ UYUMU
- HZ HASANIN ŞEHİT EDİLMESİ
- HZ. HÜSEYİNİN ŞEHİT EDİLMESİ
- RESULULLAH(SAV)İN SAVAŞLARI
- RESULULLAH(SAV)IN AFFFEDİCİLİĞİ
- RESULULLAH(SAV)IN MERHAMETİ
- PEYGAMBERİMİZİN VEFATI
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
OĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
OĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Eylül 2022 Pazar
Kaydol:
Yorumlar (Atom)