2. HAZRETİ PEYGAMBER VE ASHABI HAKKINDAKİ ÂYETLER
“Muhakkak ki: Biz, seni bir şahit, bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ki Allah’a ve Resûlüne iman edesiniz, ona destek olup saygı gösteresiniz ve Allah’ı da sabah akşam tesbih ve tenzih edesiniz.” (Fetih, 58/8-9) Dengeli ve Hayırlı Bir Ümmet “Gün gelir, her ümmetten kendilerine birer şahit getiririz. Seni de ümmetin üzerine bir şahit olarak getirip dinleriz. Ey Resûlüm, 10 Ahmed b. Hanbel, Müsned 5/60 (20624) 11 Buhâri, Sahîh 5/2379 (6118) Hayatu's-Sahabe 18 işte sana bu kutlu kitabı indirdik ki her şeyi açıklasın, doğru yolu göstersin, Allah’a teslimiyetle itaat edecek olanlara, rahmetin ve müjdenin ta kendisi olsun.” (Nahl, 16/89) “Böylece Biz sizi örnek bir ümmet kıldık ki, insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri olasınız ve Peygamber de sizin hakkınızda şahit olsun.” (Bakara, 2/143) “Allah yolunda gereği gibi cihad edin. Sizi, insanlar içinde bu emanete ehil bulup seçen O’dur. Din konusunda, size hiçbir zorluk da yüklemedi. Haydin öyleyse babanız İbrahim’in milletine ve yoluna! Bundan önce de, bu Kur’ân’da da, size Müslüman adını veren O’dur. Tâ ki Resûl size şahit olsun, siz de diğer insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri olasınız. Haydin namazı hakkıyla ifa edin, zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. O sizin biricik mevlânız, efendinizdir. O ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır.” (Hac, 22/78) Dengeli ve Hayırlı Bir Ümmetin Peygamberi “Gerçekten Allah, kendi içlerinden birini, onlara âyetlerini okuması, onları her türlü kötülüklerden arındırması, kendilerine kitap ve hikmeti öğretmesi için Resûl yapmakla, müminlere büyük bir lütuf ve inâyette bulunmuştur. Hâlbuki, daha önce onlar besbelli bir sapıklık içinde idiler.” (Âl-i İmrân, 3/164) “Size kendi aranızdan öyle bir Peygamber geldi ki zahmete uğramanız ona ağır gelir. Kalbi üstünüze titrer, müminlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe, 9/128) Hz. Peygamberin yanında bulunan insanlara yumuşak davranması da Allah’ın merhametinin eseridir. Eğer katı yürekli, kaba biri olsaydı, insanlar onun etrafından dağılıverirlerdi. Hz. Peygamber (aleyhisselâm) onların kusurlarını affetti, onlar için mağfiret diledi ve işleri onlarla müşavere etti. 12 12 Bkz. Al-i İmran 3/159. Giri ş 19 O’nun Sahabilerinin Özellikleri, Tevrat ve İncil’de de Yazılıdır “Sahabi ki, yanlarındaki Tevrat ve İncillerde vasıfları yazılı o ümmî Peygambere tâbi olurlar. O Peygamber ki, kendilerine meşru şeyleri emreder, kötülükleri yasaklar, kendilerine güzel ve hoş şeyleri mübah, murdar şeyleri ise haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. O’na iman eden, onu destekleyen, ona yardımcı olan ve onunla beraber indirilen nûra tâbi olanlar var ya, işte felaha erenler onlardır.” (A’râf, 7/ 157) “Muhammed Allah’ın Resûlüdür. O’nun beraberindeki müminler de kâfirlere karşı şiddetli olup kendi aralarında şefkatlidirler. Onları rükû ederken, secde ederken, Allah’tan lütuf ve rıza ararken görürsün. Onların alâmeti, yüzlerindeki secde izi, secde aydınlığıdır. Bunlar, Tevrat’taki sıfatları olup İncil’deki meselleri ise şöyledir: Öyle bir ekin ki filizini çıkarmış, sonra da onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış da artık gövdesi üzerinde doğrulmuş. Öyle ki; ekicilerin hoşuna gider, kâfirleri de öfkelendirir. İşte böylece Allah, onlar gibi iman edip makbul ve güzel işler yapanlara bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Fetih, 48/29) Sahabenin Kur’ân Nezdindeki Mertebesi “İslâm’da birinci dereceyi kazanan Muhacirler ve Ensâr ile onlara güzelce tâbi olanlar yok mu? Allah onlardan razı, onlar da Allah’tan razı oldular. Allah, onlara içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırladı. Onlar, oralara devamlı kalmak üzere gireceklerdir. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı!” (Tevbe, 9/100) “Gerçekten Allah, (Hudeybiye’de) o ağacın altında sana biat ettikleri zaman, müminlerden razı oldu. Onların kalplerindeki ihlâsı bildiği için üzerlerine sekîne, huzur ve güven indirdi. Onları hemen yakında gerçekleşen bir zaferle ve alacakları birçok ganimetle mükâfatlandırdı. Allah azîz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).” (Fetih, 48/18-19) Hayatu's-Sahabe
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder