12. İSLÂMÎ ESASLARI YERİNE GETİRMEYE DAVET Peygamberimizin, Cerîr’i İman Etmeye ve Farzları Yapmaya Davet Etmesi Cerîr b. Abdullah (radıyallahu anh) anlatıyor: “Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem) bana haber göndererek beni huzuruna çağırttı. Yanına vardığımda bana: “Cerîr, niçin geldin?” diye sordu. “Yâ Resûlallah, senin huzurunda Müslüman olmak için geldim.” dedim. Bunun üzerine sırtıma bir elbise attı ve sahâbilerine dönerek: “Size bir kavmin eşrafından olan birisi geldiğinde kendisine ikramda bulununuz.” buyurdu ve akabinde, “Cerir, seni Allah’- tan başka tanrı bulunmadığına, benim Allah’ın Resûlü olduğuma şehâdet getirmeye, Allah’a, ahiret gününe, kadere, farz namazları kılmaya, farz olan zekâtı ödemeye davet ediyorum.” buyurdu. “Ben de bunları yapmayı kabul ettim. Bundan sonra Allah Resûlü beni ne zaman görse tebessümle karşılardı.”69 Peygamberimizin, Bu Konuda Muaz b. Cebel’e Talimatı İbn Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: “Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Muâz b. Cebel’i (radıyallahu anh) Yemen’e (vali olarak) gönderdiği zaman ona şöyle emretmişti: “Ey Muâz! Sen kitap ehli bir kavme gidiyorsun. Onlara gitti68 Taberânî, Mu’cemu’l-Kebîr 8/279(8074) 69 İbn Kesîr, el-Bidâye 5/78 Allah'a ve Resûlüne Davet 91 ğinde kendilerini, Allah’tan başka ibadete lâyık biri olmadığına, Muhammed’in de Allah’ın Resûlü olduğuna şehâdet getirmeye davet et. Bu iki şehâdeti getirip sana itaat ederlerse, onlara, Allah Teâlâ’nın her gece ve gündüz kendilerine beş vakit namazı farz kıldığını bildir. Bu hususta da sana itaat ederlerse onlara, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere Cenâb-ı Hakk’ın üzerlerine zekâtı farz kıldığını haber ver. Bu mevzuda da sana itaat ederlerse, mallarının en kıymetlilerini almaktan kaçın! Mazlumun duasından sakın. Zira mazlumun duasıyla Allah arasında perde yoktur.”70 Peygamberimizin, Havşeb Zî-Zuleym’i Farzları Yerine Getirmeye Çağırması Havşeb Zî-Zuleym anlatıyor: “Allah’u Teâlâ, Muhammed’i (sallallahu aleyhi ve sellem) muzaffer kılınca ben kendisine Abd-i Şer maiyetinde kırk süvari gönderdim. Elçilerim mektubumla birlikte Medine’ye Allah Resûlünün yanına varınca Abd-i Şer: “Hanginiz Muhammed?” diye sordu. “Budur.” diyerek gösterdiler. Efendimize: “Ne getirdin? Eğer getirdiğin esaslar hak ise sana uyacağız.” dedi. Resûlullah: “Namaz kılacak, zekât verecek, insanların kanını dökmeyecek, iyiliği emredecek, kötülükten de sakındıracaksınız.” buyurdu. Abdi Şer: “Getirdiğin bu esaslar gerçekten çok harika! Uzat elini sana biat edeceğim.” dedi. Nebîler Nebîsi (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Senin ismin nedir?” diye sordu. “Abd-i Şer!” diye cevap verdi. Peygamberimiz: “Hayır! Bilakis senin adın Abd-i Hayr olmalıdır.” buyurdu. Râvi diyor ki: Bu zat, Allah Resûlüne iman ve biat etti. Peygamberimiz de onunla Havşeb Zî-Zuleym’e cevap gönderince Havşeb de Allah ve Resûlüne iman etti.”71 70 Buhârî, Sahîh 2/544 (1425) 71 el-Hindî, Kenzu’l-Ummâl 1/535(1531) Hayatu's-Sahabe 92 Peygamberimizin Abdülkays Heyetini Farzları Yerine Getirmeye Daveti İbn Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: “Abdü’l-Kays başkanlığındaki elçiler heyeti Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) huzuruna geldikleri zaman Peygamberimiz: “Hoş geldiniz! İnşallah bu gelişinizden dolayı pişman olmazsınız ve zarar görmezsiniz.” buyurdu. Onlar: “Yâ Resûlallah, seninle aramızda Mudar müşriklerinden filan grup var, onun için sana ancak Haram aylarında gelebilme imkânına sahibiz. Binaenâleyh bize buyruklarından güzel bir şeyler söyle de onu yaptığımızda cennete girelim, geride kalanlarımızı da ona çağıralım.” dediler. Resûlü Ekrem: “Size dört şeyi emrediyorum, dört şeyi de size yasaklıyorum. O dört şey, Allah’a imanda sebat etmek ki Allah’- tan başka ilâh olmadığı inancınızı sürdürmektir, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak, ganimet mallarının beşte birini vermektir. Size dört şeyi de yasaklıyorum: “Dübbâ, nakir, hantem ve müzeffet (denilen içki kaplarına hurma yahut üzüm şırası koymak) tan nehyederim. Bunları iyi belleyin, geride kalanlarınıza da bunları anlatın.” buyurdu.72 İmanın Hakikatiyle İlgili Alkame Hadisi Alkame b. Hâris (radıyallahu anh) anlatıyor: “Kavmimden yedi kişinin yedincisi olarak Allah Resûlüne geldim. Kendisine selâm verdik, selâmımıza mukabelede bulundu. Kendisiyle konuştuk. Konuşmalarımız hoşuna gitti. Aramızda geçen konuşma şöyleydi: “Siz necisiniz?” diye sordu. “Müminleriz!” dedik. “Peki, her sözün bir hakikati vardır, imanınızın hakikati nedir?” dedi. “On 72 Müslim, Sahîh 1/46(23) Allah'a ve Resûlüne Davet 93 beş haslettir. Şöyle ki: Beşini sen bize emrettin, beşini elçilerin emretti, beş tanesi de Câhiliye döneminde kazanıp de şu ana kadar sahip olduğumuz ahlâkımızdır. Eğer sen bize onları da yasaklarsan ayrı mesele. Senin dediğin neyse ona uyarız.” dedik. “Size emrettiğim o beş husus nedir? dedi Efendimiz. “Sen bize, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, hayır ve şerrin Allah’ın takdiri ile olduğuna inanmamızı emrettin.” diye cevap verdik. Allah Resûlü: “Peki size, elçilerimin emrettiği o beş haslet nedir?” dedi. “Elçilerin bize, Allah’tan başka tapmaya lâyık bir ilâh olmadığına, O’nun eşi-benzeri bulunmadığına inanmamızı, senin O’nun kulu ve Resûlü olduğuna şehadet getirmemizi, beş vakit namaz kılmamızı, farz olan zekâtı vermemizi, Ramazan ayı orucunu tutmamızı, gücümüz yettiğinde Beytullah’ı hacc ve ziyaret etmemizi emrettiler.” dedik. Resûlü Ekrem: “Câhiliye döneminden kalma o beş hasletiniz ve huyunuz nelerdir?” diye sordu. “Bollukta şükür, belalara karşı sabır, düşmanla karşılaştığımızda davaya sadakat göstermek, düşmanlarımızın başına inen musibetlere de sevinmemektir.” dedik. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): “Anlayış kabiliyeti olan ve düzgün konuşan kibar insanlar!.. Bu hasletlerle neredeyse peygamberlik ufkuna yaklaşmışlar!” diye iltifatta bulunarak bize tebessüm ettikten sonra şunları söyledi: “Size beş haslet tavsiye edeceğim ki, Allah böylece güzel huylarınızı iyice kemale erdirsin: “Yemeyeceğiniz kadar çok şey toplamayın, içinde oturmayacağınız ev yapmayın, yarın elinizden çıkacak dünya menfaati için birbirinizle zıtlaşmayın, huzurunda toplanıp kendisine varacağınız Allah’ın azabından sakının, neticede gidip ebediyyen kalacağınız ahiret yurduna şevkle yönelin!”7
- Ana Sayfa
- Saîd b. Âmir’in Hz. Ömer’e Nasihati
- Hz. Ömer’in Onlara Cevabı
- Hz. Ebû Ubeyde Ettiği Vasiyet
- Hz. Ebû Bekir’in, Yaşayış Tarzı
- OLUMSUZ CEVAP VERENLER
- İSLÂM’A DAVET EDİLENLER
- İLK MÜSLÜMANLAR
- PEYGAMBER VE ASHABI
- RESULULLAH(SAV)İN YAŞAMI
- RESULULLAH(SAV)İN AHLAKI
- HZ ÖMER(RA)
- HZ EBUBEKİR
- YÖNETİCİ UYUMU
- HZ HASANIN ŞEHİT EDİLMESİ
- HZ. HÜSEYİNİN ŞEHİT EDİLMESİ
- RESULULLAH(SAV)İN SAVAŞLARI
- RESULULLAH(SAV)IN AFFFEDİCİLİĞİ
- RESULULLAH(SAV)IN MERHAMETİ
- PEYGAMBERİMİZİN VEFATI
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
GETİRMEYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GETİRMEYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Eylül 2022 Pazar
Kaydol:
Yorumlar (Atom)