16. AMR B. ÂS’IN İSLÂM’A GİRİŞ HİKÂYESİ Amr b. Âs (radıyallahu anh) şöyle demiştir: “Hendek Savaşı’ndan döndüğümüz gün, Kureyş’ten görüşümü benimseyen, sözümü dinleyen adamları bir araya getirdim ve onlara: “Vallahi siz de biliyorsunuz, ben, Muhammed’in davasının görülmemiş bir gelişme ile hâkim olduğunu görüyorum. Benim bir düşüncem var, siz ne dersiniz?” diye sordum. “Nedir senin düşüncen?” dediler. “Habeşistan’a gidip Necâşî’ye sığınalım. Onun yanında kalalım. Biz Necâşî’nin himayesinde iken Muhammed kavmimizi yenerse, kralın himayesinde olmamız Muhammed’in emri altına girmemizden daha iyidir. Eğer kavmimiz üstün gelirse bizi tanı92 el-Hindî, Kenzu’l-Ummâl 10/749 (30136) Hayatu's-Sahabe 128 yorlar, onlardan bize iyilikten başka bir şey dokunmaz.” dedim. “Hakikaten bu güzel bir fikir!” dediler. “Madem öyle, o hâlde Necâşî’ye takdim etmek için aranızda hediye toplayın.” dedim. Ülkemizden ona götürebileceğimiz en makbul hediye işlenmiş deri idi. Pek çok deriyi toplayıp yola çıktık. Nihayet Necâşî- ’nin huzuruna vardık. Biz onun nezdinde iken Allah Resûlünün, Ebû Ca’fer ve arkadaşlarının durumlarını araştırmak üzere gönderdiği Amr b. Ümeyyetü’d- Damrî çıkageldi. Necâşî’nin yanına girdi, biraz durduktan sonra çıktı. Arkadaşlarıma: “Bu, Amr b. Ümeyye’dir! Necâşî’nin huzuruna çıkınca onu bana teslim etmesini isteyeyim, sonra onu alıp onun boynunu vurayım. Eğer bunu yaparsam, Kureyşliler, Muhammed’in elçisini öldürdüğüm için intikamlarını aldığımı düşünürler.” dedim. Necâşî’nin huzuruna çıktım, her zaman yaptığım gibi kendisine secde ettim. Necâşî: “Merhaba dostum! Ülkenden bana bir hediye getirdin mi?” dedi. “Evet, ey kralım! Sana pek çok deri getirdim.” dedim. Sonra derileri önüne koydum. Hoşuna gitti, memnun kaldı. Ben: “Ey Melik! Huzurundan çıkan bir adam gördüm. O, bizim düşmanımız olan herifin elçisidir. Onu bana ver de geberteyim; çünkü eşraf ve ayanımızdan birçoklarını öldürmüştür.” dedim. Necâşî kızdı. O anda yer yarılsaydı da korkumdan yerin dibine girseydim diye düşündüm. Sonra: “Ey Melik, vallahi bu talebimden hoşlanmayacağını bilseydim onu senden istemezdim!” dedim. Necâşî: “Yani sen, Musa’ya gelen Namûs-u Ekber’in (Cebrail’in) kendisine geldiği bir zâtın elçisini, öldürmek için benden izin istiyorsun, öyle mi?” dedi. “Ey kralım, gerçekten o öyle birisi midir ki?” diye sordum. “Yazık sana, ey Amr! Beni dinle, O’na tâbi ol. Vallahi O, hak üzeredir. Musa b. İmrân, Firavun’a ve ordusuna galip geldiği gibi o da muhaliflerini yenecektir!” dedi. “O’nun hesabına ve namına Allah'a ve Resûlüne Davet 129 sana biat etsem biatımı kabul eder misin?” dedim. “Evet, kabul ederim.” dedi. Elini uzattı, İslâm üzere kendisine biat ettim. Sonra arkadaşlarımın yanına, daha önceki fikrim değişmiş olarak çıktım; ama Müslüman olduğumu arkadaşlarımdan gizli tuttum. Resûlullah’- ın yanına gitmek üzere, Habeşistan’dan ayrıldım. Yolda Hâlid b. Velîd’e rastladım. Mekke’nin fethinden az bir zaman önce idi. Halid Mekke’den geliyordu. Ona: “Ebû Süleyman, nereye gidersin böyle?” dedim. “Vallahi, (Peygamberimizi kastederek) O işini başardı. O adam, gerçekten bir peygamber! Şimdi O’nun yanına gidiyorum. Artık Müslüman olacağım! Bu çekişme, daha ne zamana dek sürecek böyle?” dedi. “Vallahi, benim de başka gayem yok, Müslüman olmak için geldim.” dedim. Medine’ye, Hz. Peygamberin huzuruna vardık. Hâlid b. Velid ileri geçip Müslüman oldu, biatta bulundu. Sonra ben yaklaştım ve: “Yâ Resûlallah, önceki suçlarımdan dolayı beni bağışlaman şartıyla sana biatta bulunuyorum.” dedim. Gelecekteki günahlarımı şimdi zikretmeyeyim. Bu isteğim üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ey Amr, biat et! Çünkü İslâm kendinden önce işlenen suçları siler. Hicret etmek daha önce kötülükleri ortadan kaldırır.” buyurdu. Ben de biat edip geri döndüm.”93 Beyhakî’nin, Vâkıdî tarikiyle gelen rivayetindeki ayrıntılar da ilginçtir: “... (Amr b. Âs der ki:) Sonra yoluma devam ettim. Tâif ile Mekke arasında bulunan Hidde’ye geldiğimde baktım; çok değil benden biraz önce, iki adam gelmiş, çadırdan içeri girmek üzere idiler. Biri çadırın içinde duruyor, öteki de dışında iki bineği tutuyordu. Baktım: Hâlid b. Velid. “Nereye?” dedim. Hâlid: “Muhammed’e 93 Ahmed b. Hanbel, Müsned 4/198 (17812) Hayatu's-Sahabe 130 gidiyorum. Aklı başında kimse kalmadı, hepsi İslâm’a girdi. Vallahi, az daha geç davransam, sırtlanların boynundan yakalanıp ininden çıkarıldığı gibi, biz de boynumuzdan tutup yakalanacağız!” dedi. “Vallahi ben de Muhammed’e gidiyorum, İslâm’a girmeye karar verdim.” dedim. Baktım, o sırada çadırdan Osman b. Talha çıktı, bana “Hoşgeldin!” dedi. Hep birlikte orada konakladık. Sonra, Medine’ye kadar beraber gitmek üzere sözleştik. Ebû Utbe kuyusuna ulaştığımızda bir adamın, “Ey Rebâh! Ey Rebâh!” diye seslendiğini hiç unutmam. Biz, o adamın “kazanç” anlamına gelen bu sözünü hayra yorup yolumuza devam ettik. Sonra adamın bize bakarak, zannederim Hâlid ile beni kastederek: “Bu ikisi de İslâm’a girdikten sonra, artık Mekke anahtarlarını teslim etti demektir.” diye mırıldandığını işittim. Adam, koşarak mescide doğru gitti. Sanırım, Allah Resûlüne bizim gelişimizi müjde verecekti. Zannettiğim gibi de oldu. Develerimizi Harre’de çöktürüp en iyi elbiselerimizi giydik. Sonra, ikindi ezanı okundu. Yürüyüp Allah Resûlünün karşısına geçtik. Yüzü dolunay gibi parıldıyordu. Müslümanlar da, etrafında halka olmuşlardı. Bizim İslâm’a girişimize hepsi sevinmişlerdi. Hâlid b. Velîd geçip biat etti. Akabinde, Osman b. Talha geçip biatini sundu. Sonra ben geçtim. Vallahi, önünde oturunca utancımdan gözlerimi kaldırıp da ona bakamadım. Geçmiş günahlarımı bağışlaması kaydıyla, kendisine biatta bulundum. Gelecek günahlarımı söylemek hatırıma gelmedi. Bunun üzerine: “İslâm kendinden önceki bütün günahları tertemiz eder, hicret daha önce yapılan günahları siler.” buyurdu. “Allah’a and ederim ki Müslüman olduğumuzdan beri Resûlullah, önemsediği herhangi bir mevzuda hiçbir sahâbîsini bana ve Hâlid’e denk saymamıştır.”94
- Ana Sayfa
- Saîd b. Âmir’in Hz. Ömer’e Nasihati
- Hz. Ömer’in Onlara Cevabı
- Hz. Ebû Ubeyde Ettiği Vasiyet
- Hz. Ebû Bekir’in, Yaşayış Tarzı
- OLUMSUZ CEVAP VERENLER
- İSLÂM’A DAVET EDİLENLER
- İLK MÜSLÜMANLAR
- PEYGAMBER VE ASHABI
- RESULULLAH(SAV)İN YAŞAMI
- RESULULLAH(SAV)İN AHLAKI
- HZ ÖMER(RA)
- HZ EBUBEKİR
- YÖNETİCİ UYUMU
- HZ HASANIN ŞEHİT EDİLMESİ
- HZ. HÜSEYİNİN ŞEHİT EDİLMESİ
- RESULULLAH(SAV)İN SAVAŞLARI
- RESULULLAH(SAV)IN AFFFEDİCİLİĞİ
- RESULULLAH(SAV)IN MERHAMETİ
- PEYGAMBERİMİZİN VEFATI
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
AMR B. ÂS’IN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AMR B. ÂS’IN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Eylül 2022 Pazar
Kaydol:
Yorumlar (Atom)